İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi
Raporu 5.11.2004
Kayseri Pazarı'nın başvurusu üzerine analize tabi
tutulan 200 cc'lik Gilaburu nektarı (şekerli ve şekersiz)
antosiyan,kateşik tanen ve saponin,pulp artığı kateşik tanen
içermektedir.Antosiyanların P vitamini etkisi (kılcal damarların
geçirgenliğini azaltıcı mukavemetini arttırıcı) ve antioksidan
etkileri,tanenlerin astrenjan ve antioksidan etkileri,saponinlerin
antienflamatuar etkileri vardır.Gilaburunun hiçbir toksik etkisinin
olmadığı yayınlarda belirtilmektedir.
Ankara Üniversitesi Prof. Dr. Sedat VELİOĞLU
ve Araş. Gör. Lütfiye EKİCİ
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Bölümünde
Prof. Dr. Sedat VELİOĞLU ve Araş. Gör. Lütfiye EKİCİ tarafından hazırlana
makalede indirgen şeker, sodyum, potasyum, aksorbik asit içeriği hakkında
enteresan bilgiler vermektedir. Ayrıca bol miktarda C vitamini ve
antioksidan maddeler içerdiğini ve bu özellikleri sebebiyle gıda
sektöründe önemli kullanım alanı bulabileceğini belirtmiştir.
Ayrıca
araştırmacılara göre;
Gilaburunun kabuk ve meyveleri farmakolojide
geniş bir kullanım alanı bulmaktadır. Kabukların kaynatılmasıyla elde
edilen sıvının dahili ve harici kullanım alanları vardır. Hafif astım,
epilepsi nöbetleri, yüksek tansiyon, bazı kalp rahatsızlıkları, kramplar,
menstrüal sancılar, kabakulak, doğum sonrası sancılar, uyku bozuklukları,
romatizma ve bazı sinir rahatsızlıklarında dahili olarak, egzama gibi bazı
cilt problemlerinde ise harici olarak kullanılmaktadır. Gilaburu suyunun
böbrekte oluşan kum ve taşları eritici özelliği olduğu da
bildirilmektedir. Anadolu'da safra ve karaciğer hastalıklarının
tedavisinde de bu bitkiden yararlanılmaktadır. Ancak başlıca kullanım
alanları kramplar ile menstrüal sancılardır. Kasın gevşemesini sağlayan
bileşenin 'viopu-dial' olduğu düşünülmektedir. Gilaburunun diğer aktif
bileşenleri ise hidrokinonlar, arbutin, metilarbutin, skopoletin ve
skopolin gibi kumarinler ile tanenlerdir( Anon. 2002b; Anon. 2002c; Baytop
1963, 1984; Demircan 1998 ).
Harward Medicine School'da yapılan ve The
New England Journal of Medicine'da yayınlanan çalışmada günde 250 gram
gilaburu suyu tüketiminin sağlık üzerine olumlu etkilerinin olduğu
belirtilmektedir. Üriner enfek-siyonlar ile kanser tümörlerindeki
azalmaların gilaboruda bulunan antioksidan maddelerle olan ilgisi
üzerindeki çalışmalar ise halen devam etmektedir ( Anon. 2002e ).
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Bir çok meyvenin ana vatanı olan Türkiyede kültüre
alınanların yanında birçok yabani türlerde doğal olarak
bulunmaktadır.Caprifoliaceae familyasından gilaburu (vibirnum opulus L.)
da bunlardan biridir. 2-4 metreye kadar boylanabilen çalı formundaki bu
türün meyveleri yemiş,turşu ve reçel olarak değerlendirilmektedir. Meyve
usaresi ise böbrek safra kesesi tedevilerinde ayrıca meyveleri ve
çiçekleri geleneksel tıpta müsil ilacı,damar kasılmaları ve sinirsel
düzensizliklerde yatıştırıcı olarak anadoluda kullanılmaktadır.Öksürük
etkisi olan bu meyvenin çekirdeklerinden ve kabuğundan aynı amaçlarla
Avrupada yararlanılmaktadır.(Baytop,1963,1984)
Erciyes Üniversitesi Doç.Dr. Ahmet
Aksoy
İç Anadolu'nun geleneksel meyvesi olan "Gilaburu"nun,
halk arasında sanıldığının aksine sadece böbrek rahatsızlıklarında değil
çok sayıda hastalıkta tedavi edici özelliğinin bulunduğu, bu nedenle
yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi gerektiği bildirildi.
Erciyes
Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr.
Ahmet Aksoy, Çukurova Üniversitesi'nce düzenlenen 17. Ulusal Biyoloji
Kongresi'ndeki sunumunda, üzüm meyvesini andıran, 30-40 meyvesi bir salkım
oluşturan, kırmızı renkteki gilaburunun farmakolojideki önemine işaret
etti.